Türkiye'de Gıda Güvenliği ve Mikotoksin Tehditleri Üzerine Önemli Uyarılar

image not found


Dr. Alçay, Türkiye'den gönderilen gıda ürünlerine yönelik mikotoksin uyarılarını ve bu durumun sağlık ile ekonomik etkilerini vurguladı. Aflatoksin ve diğer mikotoksinlerin riskleri hakkında bilgi verdi.

Türkiye'de Gıda Güvenliği ve Mikotoksin Tehditleri Üzerine Önemli Uyarılar

Dr. Alçay, Avrupa Birliği'nin Gıda Güvenliği Uyarı Sistemi'nden (RASFF) alınan verilere göre, Türkiye'den gönderilen gıda ürünlerine yönelik 69 mikotoksin uyarısı yapıldığını belirtti. Bu uyarıların büyük bir kısmı kuru incirlerde yoğunlaşırken, kabuklu fıstık, yer fıstığı, siyah ayçiçeği çekirdeği ve mısır gibi ürünlerin de sıklıkla bu listeye dahil olduğu ifade edildi.

AB ülkeleri bu konuda son derece hassas. Her bir iade, ülkemizin gıda ürünlerine olan güveni azaltıyor. Bu durum, hem sağlık açısından risk oluşturuyor hem de ekonomik kayıplara yol açıyor.

Aflatoksin Nedir?

Aflatoksin, Aspergillus flavus ve Aspergillus parasiticus adı verilen küf mantarları tarafından üretilen bir toksindir. Özellikle sıcak ve nemli iklimlerde yetişen tarım ürünlerinde bu toksinin yaygın olarak görüldüğü belirtiliyor. Aflatoksin B1, doğal olarak oluşan en güçlü kanserojenlerden biridir.

Uzun süre maruz kalındığında karaciğer kanseri başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle, aflatoksin ile mücadelede dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.

İklim Şartları Aflatoksin Oluşumunu Nasıl Tetikliyor?

Türkiye'nin iklim şartlarının aflatoksin oluşumunu tetiklediği ifade ediliyor. Bu risk, özellikle hasat sonrası uygulamalardaki eksikliklerden kaynaklanıyor. Uygun olmayan kurutma ve depolama şartları, nem ve sıcaklık kontrolünün yetersizliği aflatoksin oluşumunu hızlandırıyor.

Bu durum, hem sağlık açısından risk oluşturuyor hem de ekonomik kayıplara yol açıyor. Türkiye'nin fındık ve kuru incir gibi stratejik tarım ürünlerinde yüksek ihracat potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor.

Mikotoksinler ve Tehditleri

Dr. Alçay, aflatoksin dışında farklı mikotoksinlerin de sağlık için tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Aflatoksin sorunu tek başına bir tehdit değil. Diğer mikotoksinler de ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor.

Mikotoksinlerin etkileri arasında Okratoksin A'nın böbrek fonksiyonlarını bozması, Fumonisinlerin sinir sistemi ve karaciğer üzerinde ciddi etkiler oluşturması, Zearalenon'un hormonal bozukluklara yol açması ve Patulin'in karaciğer ile böbrek hasarına neden olması yer alıyor.

Çözüm Önerileri ve Mücadele Yöntemleri

Dr. Alçay, aflatoksinle mücadelede bilimsel ve teknolojik yöntemlerin önemine dikkat çekiyor. Gıda güvenliği, yalnızca ürün yetiştirme sürecinde değil, aynı zamanda hasat sonrası ve depolama süreçlerinde de sağlanmalıdır.

Eğitim ve denetim çalışmalarının artırılması gerektiği vurgulanıyor. İyi Tarım Uygulamaları, gelişmiş analiz yöntemleri ve doğal antifungal maddelerin kullanımı gibi önerilerde bulunuluyor.

Sonuç ve Öneriler

Dr. Alçay, Türkiye'nin gıda güvenliğini sağlamak için acil önlemler alması gerektiğini belirtiyor. Aflatoksin sorunu, sadece sağlık değil aynı zamanda ekonomik bir krizdir. Halkın sağlığını korumak ve ihracat pazarını güvence altına almak için devlet kurumları, çiftçiler ve özel sektör el ele vermelidir.

Tüketicilere de seslenerek, satın aldıkları ürünlerin güvenilirliğine dikkat etmeleri ve mümkünse analiz raporlarını kontrol etmeleri gerektiği ifade ediliyor.