Kolon Kanseri: Belirtileri, Risk Faktörleri ve Önleme Yöntemleri

image not found


Kolon kanseri, dünya genelinde yaygın bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Düzenli kolonoskopi ile erken teşhis ve önleme mümkün. Bu yazıda, kolon kanserinin belirtileri ve risk faktörleri hakkında bilgi verilmektedir.

Kolon Kanseri: Belirtileri, Risk Faktörleri ve Önleme Yöntemleri

Kolon kanseri, dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyon insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde ise bu hastalığa yakalanan kişi sayısı yaklaşık 20 bin olarak belirtiliyor. Kolon kanseri, en yaygın görülen kanserler arasında üçüncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölümler arasında ikinci sırada bulunuyor. Bu hastalığın en tehlikeli yönü, genellikle belirti vermeden sinsice ilerlemesidir.

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tiftikçi, kolon kanserinin düzenli kolonoskopi taramaları ile önlenebileceğine dikkat çekiyor. Kolon kanserinin en yaygın nedeni olan poliplerin tümörleşme süreci on yıldan uzun bir zaman alıyor. Bu nedenle, kolonoskopi ile polipler henüz tümöre dönüşmeden yakalanabiliyor.

En Yaygın Sebebi Polipler

Kalın bağırsak kanseri, birçok risk faktörü ile ilişkilendirilmektedir. Çevresel faktörler, bağırsakların yangısal durumunu tetikleyebilirken, kalıtsal faktörler genetik mutasyonlar yoluyla kanserin oluşumunu başlatabiliyor. Yaş, ırk, erkek olmak, inflamatuar bağırsak hastalığı varlığı gibi değiştirilemez risk faktörleri, kolon kanseri için önemli birer etken olarak öne çıkıyor.

Prof. Dr. Tiftikçi, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 85-90'ında poliplerin sorumlu olduğunu belirtiyor. Kolonoskopi sırasında çıkarılan bu poliplerin sadece onda biri kolon kanserine ilerliyor. Sağlık politikalarına bağlı olarak, yıllık dışkıda gizli kan testi yapılması ve pozitifse kolonoskopi yaptırılması öneriliyor.

Ailede Varsa Risk 4 Kat Artabiliyor

Ailede kolon kanseri öyküsü, bu hastalık için önemli bir risk faktörüdür. Bir veya daha fazla birinci derece akrabada kolon kanseri öyküsü bulunması, kolon kanseri riskini artırmaktadır. İsveç'te yapılan bir çalışmaya göre, anne veya babada kolon kanseri öyküsü olması, kişide kolon kanseri riskini iki kat artırıyor.

Anne veya babada tanı yaşının 60 yaşından küçük olması, bu riski üç katına çıkarıyor. Ayrıca, anne ve babasında kolon kanseri öyküsü olan 30-39 yaş aralığındaki bireylerde bu riskin yaşıtlarına göre dört kat arttığı gözlemlenmiştir.

Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin

Kolon kanseri genellikle başlangıç evresinde belirti vermeden ilerleyebilir. Prof. Dr. Tiftikçi, kolon kanserinin en yaygın belirtilerini şu şekilde özetliyor: daha sık veya daha az tuvalete gitme, kabızlık veya ishal, dışkıda taze kan görülmesi, karında ani şişkinlik, gaz ve ağrı gibi durumlar dikkat edilmesi gereken belirtilerdir.

Halsizlik, bulantı ve sebebi bilinmeyen kilo kayıpları da kolon kanserinin belirtileri arasında yer alıyor. Bu belirtiler göz ardı edilmemeli ve gerekli sağlık kontrolleri yapılmalıdır.

Kanser Oluşumu Kolonoskopiyle Önlenebiliyor

Kolon kanserinin önlenebilir bir kanser türü olmasının nedeni, poliplerin düzenli kolonoskopi taramaları ile kansere dönüşmeden tespit edilebilmesidir. Sağlık Bakanlığı, 50-70 yaş arasındaki tüm kişilerin taranmasını hedefliyor. Öncelikle dışkıda gizli kan bakılması, pozitifse kolonoskopi yapılması önerilmektedir.

Prof. Dr. Tiftikçi, hiç bir yakınması olmasa bile herkesin 45-50 yaşından itibaren kolonoskopi yaptırması gerektiğini vurguluyor. Ailesinde kolon kanseri öyküsü olan kişilerin ise tarama programlarına en geç 40 yaşında başlamaları gerekmektedir.

Erken Evrede Polipektomi Yeterli Geliyor

Kolon kanseri erken dönemde tespit edildiğinde, son yıllarda tedavideki gelişmeler sayesinde tamamen iyileşme sağlanabiliyor. Histopatolojik tanı konulduktan sonra tedavi yaklaşımları belirleniyor. Erken evrelerde tedavinin amacı, tümörü büyümesini durdurmak ve metastaz yapmasını önlemektir.

Prof. Dr. Tiftikçi, polip sapına kadar ilerlememiş bir tümörde polipektomi yönteminin yeterli olduğunu belirtiyor. İleri evrelerde ise tedavi, yaşam kalitesini artırmaya yönelik olmalıdır. Cerrahi girişim, kolon kanserinin başlıca tedavisini oluşturarak, tüm kanserli dokunun çıkarılmasını hedeflemektedir.